İçgüdülerim hemen bana bir şeylerin yanlış olduğunu söyledi. Ertesi sabah eski dadı kameramızı çıkardım ve dışarı çıkmadan önce gizlice oturma odasına kurdum.Bir saatten az bir süre sonra, yayını kontrol ettim… ve “iş için çıkan” kocamı eve gizlice girerken gördüm.
Ama sonra gördüklerim hiç de beklediğim gibi değildi…..
Kocam “Çok fazla şey yapıyorsun,Bir hizmetçi tutalım. Annemin arkadaşının kızı iş arıyor.”Neyse temizlikçiyi tuttuk.
Eve akşam 6’da geldim ve temizlikçinin ıslak saçlarıyla gördüm. Çocuklardan birinin üzerine süt döktüğünü ve onlar uyurken duş almak zorunda olduğunu söyledi.
Ama sonra başka bir şey daha fark ettim – kocam da evdeydi. İşte olması gerekiyordu.
İçgüdülerim hemen bana bir şeylerin yanlış olduğunu söyledi. Ertesi sabah eski dadı kameramızı çıkardım ve dışarı çıkmadan önce gizlice oturma odasına kurdum.Bir saat sonra, telefonumdaki görüntüyü dikkatlice izlerken kalbim hızla çarpmaya başladı. Kocam, sanki bir suç işliyormuş gibi etrafına bakarak kapıyı sessizce kapattı. Ayakkabılarını bile çıkarmamıştı. Temizlikçinin ise o sırada mutfakta olduğunu duyabiliyordum; kap kacak sesi geliyordu.
Kocam, oturma odasına doğru ilerledi. Ben nefesimi tuttum. “Şimdi ona yaklaşacak… belki de o düşündüğüm şey…” diye içimden geçirdim. Ama sonra beklenmedik bir şey oldu.
Kocam, doğrudan salondaki kalın halının altına eğildi.
Önce halıyı kaldırdı, sonra parkelerin arasında duran küçük, siyah bir vida kapağını çevirdi. Ardından, parmağıyla iterek parkelerin altında gizli bir bölmeyi açtı. O an gözlerim fal taşı gibi açıldı. “Bizim evde böyle bir yer mi varmış?”
Kamera kayıtlarında heecanla nefes aldığımı bile duyabiliyordum.
Kocam elini o bölmeye sktu ve avuç dolusu küçük zarflar, birkaç USB bellek ve bir de küçük çelik kutu çıkardı. Kutuyu açmadı; onun yerine hızlıca kontrol edip tekrar aşağı yerleştirdi. Zarfları tek tek saydı, üzerlerindeki yazılara göz attı. Sanki başka birine hesap veriyormuş gibi gergin görünüyordu.
Ama asıl bo-m-ba bir dakika sonra patladı.
Temizlikçi mutfaktan salona doğru gelmeye başladı. Ben ister istemez ekrana daha çok yaklaştım.
Kocam yıldırım hızıyla gizli bölmeyi kapattı, halıyı düzeltti ve arkasını dönerek, sanki dakikalardır orada değilmiş gibi, normal bir ses tonuyla temizlikçiye “Bir şey mi dedin?” diye sordu.
Genç kadın durdu, yüzü endişeli bir ifadeyle:
— “Ben… bir ses duydum sandım,” dedi.
Kocam gülümsedi, ama o gülümsemenin ardında bir panik kıvılcımı vardı.
Kadın mutfağa geri döndüğünde kocam, oturma odasına bir an daha bakıp hızlıca dışarı çıktı. Her şey birkaç dakika içinde olup bitmişti.
Ama beni asıl sarsan, aşağıdaki gizli bölmenin içinden çıkardığı zarfların üzerindeki ifadeydi:
“TAHMİN ETMEK YERİNE KONUŞALIM. SON TARİH: 12 KASIM.”
Bizim bugün tarihimizin 11 Kasım olduğunu fark ettiğimde boğazım düğüm düğüm oldu.
Kamera kaydını son kez izledim ve fısıldadım:
“Yarın… ne olacak?”