Karın ağrısı genellikle kalp krizi, safra kesesi rahatsızlıkları veya apandisit ile karışabilmektedir. Mide şişkinliği ise, reflü, kabızlık ya da dengesiz beslenme gibi çeşitli etkenlere bağlı olarak gelişebilir ve bu durumların tedavisi ise bu nedenlere yönelik stratejiler gerektirmektedir. Bağırsaklarda sindirilemeyen kalıntıların mevcut olması muhtemeldir. Yeterli miktarda su alımında eksiklik de bir diğer etkendir. Gıda alerjisi, obezite veya laktoz toleransı durumlarınız da etkili birer faktör olabilir. Gazlı gıdalar, sağlıksız bir sindirim sistemi, bağırsak parazitleri, hava yutma, hassas bağırsak sendromu, düşük protein içeren gıdalar, kabızlık, bağırsak tıkanıklığı ve aşırı tuzlu gıda tüketimi, mide şişkinliğine katkıda bulunan faktörler arasında yer almaktadır. Tümörler, mide kanseri veya genişleyen organlar, mide şişkinliğine yol açabilir. Mide şişkinliğinin semptomları arasında şiddetli kramplar, karın ağrısı, ishal, hazımsızlık, gaz, bel ve göğüs ağrısı, sırt ağrısı ve nefes almadaki güçlük bulunmaktadır. Eğer kanlı dışkı, ani kilo kaybı, kusma, ishal veya mide ekşimesi gibi semptomlarla karşılaşıyorsanız, derhal bir doktora başvurmanız elzemdir. Mide şişkinliğinin tedavisine ilişkin öneriler arasında yüksek lif içeriğine sahip besinlerin tercih edilmesi, günde en az 8 bardak su tüketilmesi, bitki çaylarının içilmesi, taze gıdaların tercih edilmesi, düzenli egzersiz yapılması, laktozsuz süt tüketimi, magnezyum ve kalsiyum içeren gıdaların alınması, ayrıca yemeklerin aşırı sıcak veya soğuk olmamasına dikkat edilmesi yer alır. Ayrıca, karnabahar, baklagiller, ve kavun gibi şişkinlik yapabilen gıdalardan kaçınılmalı; zencefil, dereotu, tarçın, rezene ve dul avrat otu ise mide şişkinliği için faydalı seçenekler arasında sayılmalıdır. Şişkinliğin yanı sıra, kusma ve bulantı gibi semptomların birçok farklı faktör tarafından tetiklenebileceği göz önünde bulundurulmalıdır. Örneğin; alkollü içecekler, psikolojik baskı, bağırsak mantar enfeksiyonları, mide yaralanmaları, pankreas zayıflığı ve kimyasal ilaçlar.