Bir sabah, gözlerimi açtığımda, kafamın üzerindeki soğuk hava beni uyandırdı. Gözlerimi ovuşturup kendime geldiğimde, yastığımın üzerinde bir avuç saç gördüm. İlk başta bunun bir kâbus olduğunu düşündüm; ancak, aynaya baktığımda gerçeğin acımasızlığıyla yüzleştim: Kafam tamamen yalındı. Kocamın bu işteki parmağı olduğunu biliyordum; onun şaka yapma merakı, bazen sınırları aşan bir hal alıyordu. Bu defa ise, sınırların çok ötesine geçmişti. İçimde bir öfke kabardı, ama bu yalnızca bir intikamın başlangıcı olacaktı. O an, bu durumu nasıl bir avantaja dönüştüreceğimi düşünmeye başladım; belki de hayatımın en eğlenceli ve unutulmaz anlarından birini yaratabilirdim.
İşte, intikam duygusu, bazen insanı en yaratıcı hallerine sürükler. Kendimi hazırladım; bu koca kafayı kullanarak hem bir mesaj verir, hem de kocama minik bir ders vermek istedim. Birkaç gün boyunca, ona her zamankinden daha fazla sevgiyle yaklaşmaya karar verdim; ama aynı zamanda, onun da benimle dalga geçtiği o anı unutmamayı. Her an, onun yüzündeki o pişmanlık ifadesini görmek için sabırsızlanıyordum. Nihayetinde, bu bir savaştı ve ben, kocamın en sevdiği şeye karşı bir zafer kazanmak istiyordum: onun gülümsemesi. Saçsız kafamla, yeni bir look denemek ve bu durumu eğlenceli bir hale getirmek için birçok plan yaptım. Sonunda, aşkın ve mizahın birleşimiyle bu durumu geride bırakmayı başardık; belki bir süre sonra, bu olay sadece bir gülme kaynağı olacak ve birlikte geçirdiğimiz zamanın değerini daha da artıracaktık.