Tutuklanan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu için ilk üst düzey çıkış Macron’dan geldi.Görevdeyken “görevi kötüye kullanma” iddiasıyla gözaltına alınan ve daha sonra tutuklanan büyükşehir belediye başkanıyla ilgili uluslararası kamuoyundan ilk tepki geldi. Avrupa’nın önde gelen liderlerinden biri, yaptığı açıklamayla iktidarı kızdırdı.Macronun o açıklamaları…..
Ülkede son yılların en sarsıcı siyasi gelişmelerinden biri yaşanıyor. Görevdeyken “görevi kötüye kullanma” iddiasıyla gözaltına alınan ve daha sonra tutuklanan büyükşehir belediye başkanıyla ilgili uluslararası kamuoyundan ilk tepki geldi. Avrupa’nın önde gelen liderlerinden biri, yaptığı açıklamayla hem ülke içindeki gelişmeleri “endişeyle izlediklerini” belirtti hem de demokrasi vurgusu yaptı.
Avrupa liderinin açıklaması kısa sürede gündemin birinci sırasına yerleşti. Başkentte yapılan rutin bir basın toplantısında konuşan lider, isim vermeden ancak herkesin kime atıfta bulunduğunu anlayacağı şekilde şu ifadeleri kullandı:
“Demokratik ülkelerde yerel yönetimler halkın iradesinin bir parçasıdır. Seçilmiş kişilere yönelik adımlar, her zaman şeffaf ve adil bir hukuk süreciyle yürütülmelidir. Aksi hâlde sadece bir kişi değil, tüm bir toplum cezalandırılmış olur.”
Bu açıklama hem ulusal hem de uluslararası basında geniş yankı buldu. Avrupa medyası, “Avrupa’dan Ankara’ya demokrasi uyarısı” başlıklarıyla olayı manşetlerine taşıdı.
Tutuklanan belediye başkanı, görevde olduğu süre boyunca şehirde hayata geçirdiği sosyal projeler ve yenilikçi politikalarla dikkat çekmişti. Ancak bir süre önce açılan soruşturma kapsamında gözaltına alınması, ülkede büyük tartışma yaratmıştı.
Sokaklarda protestolar düzenlenmiş, binlerce kişi adliye önünde toplanarak “adalet” talep etmişti.
Uluslararası ilişkiler uzmanlarına göre Avrupa liderinin açıklaması, sadece insani bir destek mesajı değil, aynı zamanda diplomatik bir uyarı niteliği taşıyor. Uzmanlardan biri, “Bu tür açıklamalar, sadece iç politika açısından değil, dış ilişkiler bakımından da önemli sinyaller verir. Avrupa, Türkiye’deki demokratik gelişmeleri yakından izliyor,” dedi.
Öte yandan hükümet kanadından da açıklamalar gecikmedi. Adalet Bakanlığı yetkilileri, soruşturmanın tamamen yasal çerçevede yürütüldüğünü belirterek, “Hiçbir siyasi saik söz konusu değildir. Süreç bağımsız yargının kontrolündedir,” açıklamasında bulundu.
Ancak kamuoyunda farklı yorumlar var. Bazı çevreler, belediye başkanının tutuklanmasının “politik bir mesaj” olduğunu savunurken, bazıları ise “herkesin yargı önünde eşit olduğunu” vurguluyor.
Sosyal medya ise adeta ikiye bölünmüş durumda. Bir kesim, Avrupa’dan gelen açıklamayı “demokrasiye destek” olarak yorumlarken, diğerleri “ülke içi meselelere karışma” olarak değerlendirdi.
Kısa sürede #adalet, #seçilmişleresaygı ve #özgürlük etiketleri trend listesinde zirveye yerleşti.
Siyaset kulislerinde konuşulanlara göre Avrupa’daki bazı şehirler, bu gelişmenin ardından kardeş şehir anlaşmalarını “gözden geçirme” kararı aldı. Bu durum, olayın uluslararası boyut kazanabileceğine dair yeni işaret olarak değerlendiriliyor.
Diplomasi çevreleri ise temkinli. Bir kaynak, “Henüz resmi bir yaptırım söz konusu değil, ancak Avrupa başkentlerinde bu konu kapalı kapılar ardında ciddi biçimde konuşuluyor,” dedi.
Sonuç olarak, bir belediye başkanının tutuklanması sadece yerel bir haber olmaktan çıktı; uluslararası arenada demokrasi, hukuk ve özgürlük tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
Ve bu kez dünya, Ankara’dan değil, adaletin nabzını halkın sesinden dinliyor.