Ben Cemile. 45 yaşındayım, dul bir kadınım. Yoksullukla, yalnızlıkla, mahalle dedikodularıyla savaşarak yaşamaya alıştım. Ama en büyük savaşım, en yakınımdakiyle oldu.Eşim öldüğünde dünyam başıma yıkıldı. Onun yokluğunda ayakta kalmak zorundaydım. Temizlik işlerine gittim, pazarda limon sattım, dikiş dikerek üç kuruş kazandım. Karnımı doyurmaktan fazlasını düşünemezdim. Ama bir kadının yalnız olması, bazılarını cesaretlendiriyor.Komşum Mustafa, mahallede sözü geçen adamlardandı. Kasap dükkânı vardı, parası vardı, çevresi genişti. İlk zamanlar iyi bir komşu gibiydi. Kapımın önünden geçerken selam verir, pazardan dönerken elimde poşet görse “Ver taşıyayım” derdi. Ama zamanla o ilgisi değişti.Bir gün ekmek almaya giderken yolumu kesti. “Fatma, bak bunca yıldır çektiğin çile yeter. Sen de ben de yalnızız. Birlik olsak fena mı olur?” dedi.O an kanım dondu. “Ben kimseye muhtaç değilim,” dedim ve yürüdüm. Ama o durmadı.Kapımın önünde beklemeler, çarşıda yolumu kesmeler başladı. İlk başta sabrettim, yok saydım. Ama bir gece, elektrikler kesildiğinde kapımı çaldı.“Fatma, korkma. Erkek başına yalnız kalmak zor. Gel, seni koruyayım.”İşte o an, yılların suskunluğu içimde patladı.Kapıyı ardına kadar açtım
DEVAMI İÇİN FOTOĞRAFA D0KUNUN.,