30 Ağustos 202
tarihinde gerçekleştirilen Kara Harp Okulu resmi mezuniyet töreninin ardından, teğmenlerin kılıç çatarak, yürürlükten kaldırılan öğrenci andını okumaları ve “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” sloganını atmalarının hemen akabinde başlatılan disiplin soruşturmasında, beş teğmen Yüksek Disiplin Kurulu tarafından “Türk Silahlı Kuvvetleri’nden ayırma” cezasına çarptırıldı.
Kurul, alınan kararda, teğmenlerin eylemlerinin, TSK’nın itibarını sorgulatacak şekilde toplumda ayrışmaya yol açtığını ve milletin, ordunun vatan, millet ve Atatürk’e olan sevgisinden asla şüphe duymadığı bir dönemde, orduya zarar verdiğini vurguladı.
Öte yandan, Kurmay Başkan da dahil olmak üzere, Kurulun dört üyesi, teğmenlerin eylemlerinin disiplinsizlik olarak nitelendirilemeyeceği görüşünü savunarak, teğmenlere verilen ayırma cezasının iptal edilmesi gerektiğini belirttiler. Kamuoyu yoklamalarına göre, toplumun büyük bir kesiminin (%90 civarı) teğmenlerin eyleminin, Devletin ve TSK’nın itibarını zedelemediği konusunda hemfikir olduğu açıkça görülmektedir. Teğmenlerin Türk Silahlı Kuvvetleri’nden ayırma cezasının açıklanmasının ardından ortaya çıkan tepkiler, asıl sorunun, bu eylemlerin değil, cezalandırma kararının kendisi olduğunu göstermektedir.
Ayrıca, Kara Kuvvetleri Komutanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla meslekten ihraç edilen diğer dört teğmenin de, kararın iptali ve yürütmesinin durdurulması talepleriyle idare mahkemesine başvurmaları beklenmektedir.